e
sv

Baran Yıldırım: “2022’de Rusya ve Almanya Pazarına Girmeyi Hedefliyoruz”

10 Kasım 2021 16:07
Türkiye’nin yüzde 100 online ilk ve tek tekne kiralama platformu viravira.co’nun kurucu ortağı ve CEO’su Baran Yıldırım ile girişimi ve deniz turizmi hakkında konuştuk.

Pandemi ile birlikte insanların kalabalıklardan uzak, izole bir tatil geçirme isteği deniz
turizmine olan ilgiyi arttırdı. Artan bu ilgi ile tekne kiralama platformlarındaki kullanıcı
sayılarında da bir hayli artış gözlemlendi. Pandemi döneminde yurt içi turist sayısında
artış gözlemlenirken, tedbir koşullarından dolayı yapılması zorunlu olan prosedürler
nedeniyle yurt dışından gelen turist sayısında ise düşüş yaşandı. Türkiye’nin yüzde
100 online ilk ve tek tekne kiralama platformu viravira.co’nun kurucu ortağı ve
CEO’su Baran Yıldırım ile hem viravira.co’yu hem son yıllarda deniz turizminde
yaşanan gelişmeleri konuştuk.

  1. Girişiminiz ve verdiğiniz hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz?
    viravira.co, Türkiye’nin yüzde 100 online ilk ve tek tekne kiralama platformu olarak
    tekne sahipleri ile tekne kiralamak isteyenleri bir araya getirmek amacıyla 2016
    yılında kuruldu. Deniz turizmini seyahat edenler için önde gelen tatil seçeneği
    yapmak ve tekne rezervasyon süreçlerini güvenli, şeffaf ve kolay hale getirmek
    amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Deniz deneyimleri pazarında dünyanın lider
    oyuncusu olmayı hedefliyoruz.
    Sitemize giren kullanıcılar diledikleri tekne tipini ve tarih aralığını belirleyerek 41 ülke
    ve 960 farklı lokasyonda bulunan 11.000 doğrulanmış tekne arasından kendilerine en
    uygun olanı seçerek tatillerini planlayabiliyor, kaptanlı veya kaptansız kiralama
    seçenekleri ile kolay ve hızlı bir şekilde rezervasyonlarını yapabiliyor. Misafirlerimiz
    dilerlerse deneyimli tatil danışmanlarımıza kolaylıkla ulaşarak hayallerindeki tekne
    tatilini onların rehberliğinde de planlayabiliyor.
  2. Rakiplerinizden farkınız nedir?
    viravira.co’nun sektöre getirdiği birçok yenilik ve bizi rakiplerimizden ayıran birçok
    özelliğimiz var. Biz sağladığımız faydaları 3 ana başlık altında topluyoruz. Bunlardan
    ilki en iyi fiyat garantisi. Doğrudan tekne sahipleri ve münhasır işletmeciler ile
    çalıştığımız için son derece rekabetçi fiyatlar sunuyoruz. Eğer bir tekneyi aynı hafta
    için farklı bir platformda daha uygun fiyata bulursanız, bu fiyatı size vermeyi taahhüt
    ediyoruz. En iyi fiyat garantisine ek olarak, viravira.co olarak THY’nin Miles&Smiles
    programı kapsamında Mil, Hopi ile Paracık ve çeşitli erken rezervasyon
    kampanyalarıyla da kullanıcı memnuniyetini artıracak indirim fırsatları sunuyoruz.
    Bizi farklı kılan diğer önemli başlık, güvenlik. Bu yıl sektöre getirmiş olduğumuz
    standart mücbir politikası ile Covid-19 kaynaklı seyahat yasakları gibi durumlarda
    yüzde 100 ücret iadesi veya tarih öteleme opsiyonları sunuyoruz. Buna ek olarak,
    sektördeki diğer tüm oyunculardan farklı olarak misafirlerimizin bize emanet ettikleri
    rezervasyon bedellerini ticari hesabımıza almıyoruz, bu tutarlar tekne sahiplerine
    aktarılana kadar TCMB nezdindeki bir koruma hesabında güvence altında tutuluyor.

İlgili tutarlar tekne sahibine aktarılırken de ıslak imzalı sözleşmeler ve sağlam bir
hukuki alt yapı ile güvence altına alınıyor. Ayrıca platformda yer alan tüm tekne
sahipleri bazı resmi belgeler talep edilerek doğrulanıyor.
Bir diğer önemli başlık ise tekne sayısı. Şu an Türkiye’de yer alan her 10 mavi tur
teknesinden 6’sı viravira.co’da kayıtlı. Dolayısıyla tatil severler tek bir platform
üzerinden neredeyse pazarın tamamına ulaşabiliyor. Bunu yaparken de farklı iptal,
mücbir sebep, sözleşme ve rezervasyon süreçleriyle uğraşmak zorunda kalmıyor.
Yat turizmi sektörünü standartları belli olan bir şemsiye altında topladığımızı
söyleyebiliriz.

  1. 2020 nasıl bir yıl oldu? 2021 yıl sonu ve 2022 hedefiniz nedir?
    2021 sezonu büyük ölçüde sona erdi diyebiliriz. Yıl sonunda toplam kullanıcı
    trafiğimizin 1,2 milyona çıkacağını ve ciromuzun %300 civarında artmış olacağını
    öngörüyoruz. 2022 sonunda ise toplam yıllık ziyaretçi sayımızı iki milyonun üzerine
    çıkarmayı ve 50 bin kayıtlı yerli kullanıcı sayısına ulaşmayı amaçlıyoruz. Türkiye’de
    yer alan Turizm Bakanlığı’ndan belgeli 2.000 civarındaki mavi tur teknesinin yüzde
    60’tan fazlası sistemimizde kayıtlı bulunuyor. 2022 sezonu sonunda bu oranı yüzde
    90 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.
  2. Yurt dışına yönelik büyüme planlarınız var mı? Bilgi verebilir misiniz?
    Bugüne kadar attığımız adımlarla yurt içi pazarı bir şemsiye altında toplamayı
    başardık. Artık Türkiye’nin deniz turizmi alanında uzmanlaşmış bir pazaryeri var.
    Pandemi sonrasındaki süreçte ise yurt dışındaki kiralamalara daha fazla ağırlık
    vermeyi planlıyoruz. Halihazırda 41 ülke ve 960 farklı lokasyonda yer alan 11.000
    tekne listeliyoruz.
    Global arenaya baktığımızda şunu görüyoruz; ilk online tekne kiralama platformları
    2013’te kuruldu. Dolayısıyla pazara en erken giriş yapan oyunculardanız. Eğer
    mevcut büyümemizi koruyabilirsek online tekne kiralama pazarında lider oyuncu
    olmamamız için herhangi bir neden yok. Yeni dil ve para birimi destekleri sunmak ve
    belirli ülkelerde de Türkiye’de olduğumuz gibi aktif hale gelmek temel önceliklerimiz
    arasında bulunuyor. 2022’de son kullanıcı tarafında Rusya ve Almanya gibi pazarlara
    girmeyi hedefliyoruz.
  3. Pandemi ile birlikte insanlar izole olarak yaşamaya başladı. Bu
    süreçte deniz turizminde nasıl bir değişim gözlemlendi? Fiyatlarda ve
    insanların taleplerinde artış ne kadar oldu?

Pandemi sonrası tatil severler kalabalıklardan uzak ve izole bir tatil alternatifi olan yat
turizmine yöneldiler. Talebin artış göstermesi doğal olarak fiyatlara da yansıdı. Arzın
sınırlı olması burada bir diğer etken. Charter firmalarının filolarını büyütmesi veya
gulet sınıfı teknelerin inşa edilmesi zaman alıyor. Özetle, enflasyonun bir miktar
üzerinde artış yaşandığından bahsedebiliriz. Fiyatlarda pandemi öncesine göre artış
yaşansa da tekne tatili diğer lüks tatil alternatiflerine göre hala rekabetçi fiyatlarını
koruyor.

Geçmiş yıllara baktığımızda, Türkiye’de yat turizmi sektörüne gelen talebin
yarısından fazlasının Avrupa’nın klasik pazarları başta olmak üzere yurtdışından
geldiğini görüyorduk. Ancak her ne kadar tekne tatili izole yapısı gereği tatil severlerin
ilk tercihi olarak ön plana çıkmış olsa da tekneye ulaşana kadar yapılmak durumunda
kalınan seyahate ilişkin endişeler, yasak ve kısıtlamalar yurtdışı talebin ciddi oranda
gerilemesine neden oldu. Öte yandan, neredeyse iki katına çıkan yurtiçi talep yurtdışı
kaynaklı zayıflığı telafi etti. Örneğin, Bayram haftası doluluk oranları yüzde 100’e
yakın seviyelerde seyrettiği için müsait tekne bulmak neredeyse imkansızdı. Bayram
sonrasındaki dönemlerde ise teknelerin genel doluluk oranları yüzde 90 seviyelerinde
seyretti. Aşılamanın artmasıyla, 2022 yılı itibarıyla, yurtdışı talebin de normal seyrine
dönmesini bekliyoruz.

  1. En çok hangi bölgeler için talep oluyor?
    Bu yıl en çok tercih edilen rotalar yüzde 32 ile Göcek, yüzde 19 ile Fethiye ve yüzde
    16 ile Bodrum oldu. Bu bölgelere ek olarak Bozburun, Marmaris, Kaş ve Datça’da
    rağbet gören destinasyonlar arasında yerini alıyor. Fethiye çıkışlı turlarda ağırlıklı
    olarak Göcek rotası yapıldığını dikkate alırsak, Göcek’in yat turizmi sektöründe aslan
    payını aldığını söyleyebiliriz. Bozburun ise yurt içi pazara hitap eden makul fiyatlı
    gulet portföyü ile son yıllarda oldukça popüler hale geldi.
  2. En çok hangi ülkelerden rezervasyon talebi geliyor?
    Ağırlıklı olarak Almanya ve İngiltere gibi Avrupa’nın klasik pazarlarından talep
    alıyoruz. Pandemi sonrasında ise Rusya ve Ukrayna’dan gelen rezervasyon
    taleplerinde ciddi bir artış gözlemliyoruz.
  3. Deniz turizmi sektörünün mevcut durumu hakkında neler söylersiniz?
    Sektörel beklentilerinizi ve değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
    Ülke olarak tekne turizmi açısından çok avantajlıyız. Bir yarımada üzerinde
    yaşıyoruz. Karadan ulaşılamayan çok güzel koylarımız, yat turizmine uygun
    bölgelerimiz var. Ayrıca köklü bir turizm geleneğimiz ve THY gibi dünyanın her
    yerinden bize turist taşıyan bir markamız var.
    Yat turizmi alanında, coğrafi olarak da çok ciddi bir avantajımız var. Dünya yat turizmi
    pazarı yaklaşık 16 milyar dolar. Bu rakamın yarısı Akdeniz çanağında oluşuyor.
    Akdeniz’deki hacmin yarısı ise, yani yaklaşık 4 milyar dolarlık bir hacim, Türkiye,
    Yunanistan ve Hırvatistan’ı da kapsayan Doğu Akdeniz Çanağı’nda oluşuyor.
    Türkiye’den 2 saatlik uçuş mesafesinde global pazarın %25’ine ulaşabildiğiniz başka
    bir sektör olmayabilir. Saymış olduğum değerlerimizi ve bu coğrafi avantajımızı
    kullanarak pazardan daha fazla pay alabiliriz. Türkiye Akdeniz’de sahil şeridi ve
    sezonu en uzun olan ülkelerden biri. Bunu yapmamamız için hiçbir neden yok.
    Yat turizmden bahsederken etkilediği diğer alanlardan bahsetmezsek resmin
    tamamını değerlendirmemiş oluruz. Mavi tur amacıyla ülkemize gelen yabancı
    turistler veya yerli turistler uçak, havaalanı transferi, akaryakıt, kumanya alışverişi,
    marina bağlama hizmetleri, restoran harcamaları, su sporları vs ödemelerle kiralama

bedeline ek birçok harcama da yapıyor ve lokal ekonomilerin canlanmasına ciddi
katkı sunuyor. Bugün mesela Bozburun gibi belirli bölgelerde lokal ekonomi tekne
turizmine dayanıyor. Tekne kiralayanlar, kişi başı harcamanın en yüksek olduğu turist
gruplarından biri. Sektörle ilgili bir değerlendirme yapılırken bu dolaylı etki de dikkate
alınmalı.
Covid-19’un getirdiği korunaklı tatil anlayışının etkisinin ileriki yıllarda da devam
edeceğini düşünüyoruz. Pandemi dolayısıyla daha önceden tekne tatili
deneyimlememiş birçok yeni misafirimiz de oldu. Bu trendin artarak devam edeceğini
söyleyebiliriz. 2022’de ise yat turizmi sektörünün yaklaşık olarak reel bazda yüzde 10
oranında büyüme göstereceğini öngörüyoruz.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli